Birçok arkadaşım tatile kaçıyor, düğün davetiyeleri havada uçuşuyor.
Ama…
Birçok arkadaşımda kocaman bir çekinme gözlüyorum. Kimisi formda olmadığını düşünüyor, diyetlerine uyamamış; kimisi de beğendiği düğün kıyafetlerine giyemiyor!
Ben de yardımcı olmak istedim bu noktada.
Kilo vermekse hedefiniz, sağlıklı yemek ve sağlıklı yaşamaksa…
Diyetisyen değilim biliyorsunuz; diyetinize karışmıyorum. Ne yiyip ne yemeyeceğinize karışmıyorum yani.
Sporcu değilim, fiziksel egzersizlerinize dokunmuyorum. Ama öneririm, yürüyün, hareket edin, kendinizi daha iyi hissedersiniz!
Uzmanlık alanım basit; zihin!
Dolayısıyla kilonuza sebep olan zihinsel süreçler üzerine çalışıyorum.
Kilo vermeniz üzerine daha önce birkaç yazım çıkmıştı, şu iki linke göz atabilirsiniz:
http://mustep.blogspot.com/2012/07/kilo-dedigimiz-sey-100-psikolojik-bir.html
http://indigodergisi.com/2012/11/kilo-kilo-dedigin-nedir-gulum/
Haziran ayında sağlıklı, kolayca ve keyifle kilo vermek üzerine çalışmıştım. Temmuzda da bu yoğunluğu sürdüreceğim ve kilo verme arzunuza seans bedellerimde %40 indirim yapmak istedim. Hatta bu kampanyamı sevdiklerinize hediye etmek isterseniz %5 de ben hediye edeceğim ve %45 indirimle kilo verebilirsiniz.
İstanbul içinde, dışında yaşıyor olabilirsiniz, hatta yurtdışında da olabilirsiniz! Yüzyüze buluşabildiğimiz gibi telefon ve SKYPE imkanlarından da yararlanabilirsiniz! Türkçe veya İngilizce seans alabilirsiniz.
Sorularınız ve detaylı bilgi için cozum@mustep.com adresine mail atabilirsiniz, 505 509 7774 üzerinden arayabilirsiniz.
Son danışanlarımdan birinin düşüncelerini özet geçeyim ister misiniz?
“Kilo vermekten ötesi… Ağır bir diyetim vardı, ama hala kilo veremiyordum. Sen ise kendimle konuşabilmemi sağladın. Diyetimi de bıraktım ve daha rahat bir şekilde bir haftada 5 kilo verdim. Ötesi var; kendimle iletişim kurmaya başladım, iş arkadaşlarımla iletişim kurmaya başladım. Hayata bakışım değişti. Teşekkür ederim Mustafa” demişti İstanbul’dan bir müzik öğretmenimiz Deniz Hanım.
Başka bir danışanımla çalışmamı özet geçtiğim bir bilgi paylaşayım mı?
Öykümüzün özeti bu zihin haritası. Böylece hem kilo vermek için koçluk bakışımı görebileceksiniz hem de benzer sıkıntılarınız varsa çözüm için size ücretsiz ilham olmasını istedim.
Takdir edersiniz ki tüm çalışma değil, 4 aylık bir sürecin özetini paylaşıyorum.
Merak edenler için 30’lu yaşlarında, endüstri mühendisi, mobbing (işyerinde psikolojik taciz) mağduru, hipotiroid rahatsızlığı da olan bir kadındı sevgili danışanım.
Haritayı okurken, “sorun” yazılı kırmızı daldan başlayarak, saat yönünde okuyunuz.
At yetiştiricisi, böcek terbiyecisi, kaplumbağa terapisti, didgeridoo üfleyicisi, kılıç sanatçısı, kriz çözücü ve insan
zihin haritaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zihin haritaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Temmuz 2013 Perşembe
15 Haziran 2012 Cuma
Perspektif Geliştirmek Ne Kazandırır Ki?
Farklı bakış açılarına esneyebilmek, ne kazandırır bizlere?
Dilersek işimizde dilersek evimizde, ilişkilerimizde yepyeni bakış açıları, çözümler de getirmez mi?
Belki aşamadığımız bir kişisel sorun, belki de bir inovasyon projesi...
Uzatmayayım, yenilikçi düşünme becerileri ve zihnin çalışma yapısını modellediğim İLHAM IŞIMASI Eğitiminden bahsetmek istedim.
Haziran Ayındaki son eğitimim olacak :)
İlham, yenilikçilik, yaratıcılık, inovasyonel düşünme becerileri ilgi alanınızdaysa, buyurun ! :)
Herhangi bir kişisel gelişim eğitimi almamış olsanız da zihniniz çalışıyor değil mi?
Peki ya zihnin çalışma süreçlerini tanısanız, istemediğiniz zihinsel durumları hızlıca tespit edip, sorunlara hızla ÇÖZÜMLER YARATSANIZ...
Karşılaştığınız sıkıntıları FIRSATa çevirmek istiyorsanız,
Çalışanlarınızın uyum, performans ve vizyonlarını açmalarını bekliyorsanız,
Alışkanlıkları, psikolojik sorunları ÇÖZÜMe kavuşturmak istiyorsanız...
İlham Işıması eğitimine davet ediyorum sizi.
Temel olarak zihin haritalama teknikleri, geliştirilmiş besleyici uygulamalar, NLP, bol sorgu ve hayata dair bir çok konunun işlendiği ilham ışıması eğitimi, 24 Haziran'da Jüpiter Danışma çatısında olacağız.
Etkinlik sayfası https://www.facebook.com/events/470930692921289/
Mustafa Emin Palaz
P Bu mesajı yazdırmadan önce lütfen çevreyi düşününüz
3 Mart 2012 Cumartesi
Zihin Haritalama üzerine bir soru-bir cevap
Merhaba,
Mail, facebook gibi yollarla bana iletilen soruları zaman zaman burada da paylaşmayı düşündüm.
Umarım işinize yarayacaktır.
İşte en son gelen soru:
"selam mustafa bey bir örnek soracaktım size: Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye göze de denilebilir. Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler yapıları oluşturmasıyla, dokuların en küçük yapı taşları olan ve yaşamın tüm özelliklerini sergileyen hücreler oluşmaktadır. Genel olarak tüm hücreler temelde aynı yapıya sahiptirler. Fakat bulundukları dokuya ve dolayısıyla fonksiyonlara bağlı olarak bazı farklılıklar gösterirler. bunu zihin haritalarından faydalanarak şöle yapıyoruz demi her cümleden bir kelime seçip sayfanın ortasına hücre yazarak dallanmaları yapıyoruz fakat bu dallanmaları birbirine bağlamıyoruz değil mi? teşekkürler"
Mustafa Emin Palaz
selamlar,
Güzel soru. Burada açıkçası ideal bir yol olduğunu sanmıyorum. Hem internette incelediklerim hem de eğitimlerimde katılımcılardan gözlediklerimden bazıları, bu kelimeleri ayrı ayrı ele alıyorlar. Basit bir özetle, saat 1 istikametinden başlayarak saat yönünde atom, molekül, makromolekül, yapı, doku şeklinde olabilir. ama ne için yapıyoruz bu haritayı? eğer hücre hakkında bildiklerimizse, bir dalda eşanlamlılarını, bir dalda yapıtaşı oluşunu, bir başka dalda oluşumunu belirtme taraftarıyım ben ve bu saat gibi açılımı da üçüncü dalda yapabiliriz.
haritada belli olan 2 şey var; birincisi ve en önemlisi, o haritanın yapılış amacı, ikincisi sizin tarzınız
özellikle ülkemizde bu konuda hazırlanan örnekler, belki de sadece benim gözleyebildiklerim, çok kısa konulardı, basit...
dolayısıyla her şey için ayrı dal açmak yerinde.
ancak eğer proje yöneitmi gibi birşeyde kullanıyorsanız veya benim yaptığım gibi 188 sayfalık bir kitabın anlaşılır bir özetini çıkarıyorsanız, biraz daha taktiksel gitmenizde fayda var...
yaptığınız haritalardan tarayıp yollarsanız mailime, göz atabilirim
daha önce de vermişimdir sanırım mailimi, tazeleme olsun
cozum@mustep.com
http://mustep.com/zihinharitasi.html
Mail, facebook gibi yollarla bana iletilen soruları zaman zaman burada da paylaşmayı düşündüm.
Umarım işinize yarayacaktır.
İşte en son gelen soru:
"selam mustafa bey bir örnek soracaktım size: Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye göze de denilebilir. Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler yapıları oluşturmasıyla, dokuların en küçük yapı taşları olan ve yaşamın tüm özelliklerini sergileyen hücreler oluşmaktadır. Genel olarak tüm hücreler temelde aynı yapıya sahiptirler. Fakat bulundukları dokuya ve dolayısıyla fonksiyonlara bağlı olarak bazı farklılıklar gösterirler. bunu zihin haritalarından faydalanarak şöle yapıyoruz demi her cümleden bir kelime seçip sayfanın ortasına hücre yazarak dallanmaları yapıyoruz fakat bu dallanmaları birbirine bağlamıyoruz değil mi? teşekkürler"
Mustafa Emin Palaz
selamlar,
Güzel soru. Burada açıkçası ideal bir yol olduğunu sanmıyorum. Hem internette incelediklerim hem de eğitimlerimde katılımcılardan gözlediklerimden bazıları, bu kelimeleri ayrı ayrı ele alıyorlar. Basit bir özetle, saat 1 istikametinden başlayarak saat yönünde atom, molekül, makromolekül, yapı, doku şeklinde olabilir. ama ne için yapıyoruz bu haritayı? eğer hücre hakkında bildiklerimizse, bir dalda eşanlamlılarını, bir dalda yapıtaşı oluşunu, bir başka dalda oluşumunu belirtme taraftarıyım ben ve bu saat gibi açılımı da üçüncü dalda yapabiliriz.
haritada belli olan 2 şey var; birincisi ve en önemlisi, o haritanın yapılış amacı, ikincisi sizin tarzınız
özellikle ülkemizde bu konuda hazırlanan örnekler, belki de sadece benim gözleyebildiklerim, çok kısa konulardı, basit...
dolayısıyla her şey için ayrı dal açmak yerinde.
ancak eğer proje yöneitmi gibi birşeyde kullanıyorsanız veya benim yaptığım gibi 188 sayfalık bir kitabın anlaşılır bir özetini çıkarıyorsanız, biraz daha taktiksel gitmenizde fayda var...
yaptığınız haritalardan tarayıp yollarsanız mailime, göz atabilirim
daha önce de vermişimdir sanırım mailimi, tazeleme olsun
cozum@mustep.com
http://mustep.com/zihinharitasi.html
Mart Ayında Kişisel Gelişim
İş yerindeki performansınızı %30 kadar artıran,
Hafızanızda %70 artış sağlayan,
Yaratıcılık, yenilikçilik, beyin gelişimi gibi faydalar sunan,
Ve sıkıcı toplantılara verim getiren Zihin Haritalama Eğitimine 10-11 Mart'ta katılabilirsiniz.
Stres altında olduğunu düşünen arkadaşlar için de bir süredir rafta olan çalışmamı ilk kez bu ay sunmaya karar verdim.
Dilerseniz stresinizi sağaltmaya, dilerseniz onu VERİM GELİŞTİRMEK için kullanabilmenizi sağlayan bir eğitim. 24 Mart'ta ilk modül, 14 Nisan ise ikinci modül olarak sunulacak.
Çalışmalarla ilgili web siteme göz atmaya ne dersiniz?
Etiketler:
inovasyonel,
kişisel gelişim,
kişisel gelişim eğitimleri,
mart ayı,
stres,
stres yönetimi,
stres yönetimi eğitimi,
yenilikçi,
zihin,
zihin haritalama,
zihin haritaları
20 Ağustos 2011 Cumartesi
Ağaca isim kazıyanlar vardı ya...
"Sözlerden daha etkilidir görseller. Zihin haritaları da bu konuda yardımcı olabilecek en etkili tekniktir."
Siz de toplantı ve notlarınızda daha kolay, daha etkili ifadeler istemez misiniz?
Hem not tutmak,
Hem anlatmak,
Hem toplantı yürütmek,
Hem yazmak için
en etkili yoldur Zihin Haritalama.
kısa bir sunuma göz atmak isterseniz tıklayın
Facebook etkinliğim için; http://www.facebook.com/event.php?eid=144183642337202
Bir blog paylaşımı için ise http://mustep.blogspot.com/2011/07/zihin-haritalama-egitiminde-ne-yapyoruz.html
Siz de toplantı ve notlarınızda daha kolay, daha etkili ifadeler istemez misiniz?
Hem not tutmak,
Hem anlatmak,
Hem toplantı yürütmek,
Hem yazmak için
en etkili yoldur Zihin Haritalama.
kısa bir sunuma göz atmak isterseniz tıklayın
Facebook etkinliğim için; http://www.facebook.com/event.php?eid=144183642337202
Bir blog paylaşımı için ise http://mustep.blogspot.com/2011/07/zihin-haritalama-egitiminde-ne-yapyoruz.html
23 Temmuz 2011 Cumartesi
Zihin Haritalama Eğitiminde Ne Yapıyoruz?
Düşüncelerin görsel ilişkiler sayesinde ifade edilmesidir bu tekniğin özü.
Da Vinci'ye, hatta Aristo'ya uzanır kullanımı. Bilişsel Psikoloji'nin incelediği bu yöntemi, Tony Buzan yaygınlaştırdı.
Mustep Gelişim Hizmetleri ise zaten toplantılarında ve proje çalışmalarında kullandığı bu tekniği daha da geliştirdi ve artık bir eğitim ile sizlerle paylaşıyor.
Böylece verimi, etkinliği ve kullanım alanı daha da artmış oldu.
Ne yapıyoruz?
Düşüncenin yapısı, zihin, hedefler, odaklanabilme, öyküleme becerisi, kuantum, kendini analiz, hayallere dair fırsatlar ve riskleri irdeliyoruz. Bu sayede kararsızlıkları ve engelleri çözüp, olasılıkları avantaja dönüştürüyor ve en önemlisi; düşüncelerimizi eyleme geçirebiliyoruz. En önemli katkı ise alışılanın dışında düşünme becerisi edinmemiz ve bunu geliştirmemiz.
Zaten süreç sonunda kendinizi eylem hazırlıklarında buluyorsunuz, yüzünüzde cesur ve güven dolu bir gülümseme ile birlikte.
Sosyal yaşamda karşılaşılan kafa karışıklığı, kararsızlık, "ne yapabilirim" sorusu gibi genellikle cevapsız kalan sorular için de uygulayabiliriz,
İş hayatında sorun tespiti, çözüm yaklaşımları, inovasyon, karar toplantıları, verim toplantıları gibi alanlarda da başvurabiliriz.
Kabaca listelersek;
Zihin Haritası nedir, ne işe yarar, nerelerde kullanılabilir, nasıl kullanılabilir?
Düşünme biçimleri ve gözden kaçacak kadar basit tüyolarla geliştirebilme yöntemleri eşliğinde Beyin Fırtınası, Not Alma, Toplantı Yürütme ve Zamana Karşı Proje Kurgulama üzerine pratikler yapıyoruz.
İkinci modül ise Zihin Haritası ile Kendine Koçluk Yapabilme Eğitimi:
SWOT'u daha etkin kullanabilmek ve iç destek sistemine değiniyoruz.
SWEET yöntemini paylaşıyoruz (kendimiz kurguladık ve pilot çalışmalar yüksek takdir gördü)
Hikayelendirme becerisi uyguluyoruz.
Eğitim sonunda da hedefsiz arkadaşlarımız hedef belirlemiş oluyor, kendini tanımayan dostlar kendileriyle tanışıyorlar ve en güzeli, gülen gözlerle teşekkür edecek kadar mutlu ayrılıyorlar.
Beyin ve yaratıcılık üzerine odaklanan çeşitli yaklaşımları içeren uygulamalarımız sayesinde beyninizin kabiliyeti ve saklı gücünü açığa çıkardıkça, kendinizle gurur duyacaksınız.
Fikir vermesi açısından, klasik Zihin Haritaları'ndan bir örnek paylaşıyoruz, İleri Düzey Zihin Haritaları için ise, iletişime geçmenizi öneririz.
PDF formatında sunumumuzu incelemek için buraya tıklayarak ilgili dosyayı indirebilirsiniz.
Da Vinci'ye, hatta Aristo'ya uzanır kullanımı. Bilişsel Psikoloji'nin incelediği bu yöntemi, Tony Buzan yaygınlaştırdı.
Mustep Gelişim Hizmetleri ise zaten toplantılarında ve proje çalışmalarında kullandığı bu tekniği daha da geliştirdi ve artık bir eğitim ile sizlerle paylaşıyor.
Böylece verimi, etkinliği ve kullanım alanı daha da artmış oldu.
Ne yapıyoruz?
Düşüncenin yapısı, zihin, hedefler, odaklanabilme, öyküleme becerisi, kuantum, kendini analiz, hayallere dair fırsatlar ve riskleri irdeliyoruz. Bu sayede kararsızlıkları ve engelleri çözüp, olasılıkları avantaja dönüştürüyor ve en önemlisi; düşüncelerimizi eyleme geçirebiliyoruz. En önemli katkı ise alışılanın dışında düşünme becerisi edinmemiz ve bunu geliştirmemiz.
Zaten süreç sonunda kendinizi eylem hazırlıklarında buluyorsunuz, yüzünüzde cesur ve güven dolu bir gülümseme ile birlikte.
Sosyal yaşamda karşılaşılan kafa karışıklığı, kararsızlık, "ne yapabilirim" sorusu gibi genellikle cevapsız kalan sorular için de uygulayabiliriz,
İş hayatında sorun tespiti, çözüm yaklaşımları, inovasyon, karar toplantıları, verim toplantıları gibi alanlarda da başvurabiliriz.
Kabaca listelersek;
Ders notları alırken de kullanabilirsiniz,
Toplantı yürütürken,
Karar alırken,
Herhangi bir fikri projelendirirken,
Fiyat politikası oluştururken,
Tatil programı planlarken,
Yapılacaklar listesi hazırlarken,
Reklam mecralarını araştırırken,
Bir sorunu tespit etmeye çalışırken,
O soruna çözüm ararken,
Bir hayalinizi, somut adımlara dönüştürürken,
Herhangi bir kafa karışıklığı anında kendinizi yoklarken...
5'er saatlik 2 ayrı modülden oluşan eğitimimizin ilk modül konu başlıkları:Zihin Haritası nedir, ne işe yarar, nerelerde kullanılabilir, nasıl kullanılabilir?
Düşünme biçimleri ve gözden kaçacak kadar basit tüyolarla geliştirebilme yöntemleri eşliğinde Beyin Fırtınası, Not Alma, Toplantı Yürütme ve Zamana Karşı Proje Kurgulama üzerine pratikler yapıyoruz.
İkinci modül ise Zihin Haritası ile Kendine Koçluk Yapabilme Eğitimi:
SWOT'u daha etkin kullanabilmek ve iç destek sistemine değiniyoruz.
SWEET yöntemini paylaşıyoruz (kendimiz kurguladık ve pilot çalışmalar yüksek takdir gördü)
Hikayelendirme becerisi uyguluyoruz.
Eğitim sonunda da hedefsiz arkadaşlarımız hedef belirlemiş oluyor, kendini tanımayan dostlar kendileriyle tanışıyorlar ve en güzeli, gülen gözlerle teşekkür edecek kadar mutlu ayrılıyorlar.
Beyin ve yaratıcılık üzerine odaklanan çeşitli yaklaşımları içeren uygulamalarımız sayesinde beyninizin kabiliyeti ve saklı gücünü açığa çıkardıkça, kendinizle gurur duyacaksınız.
Fikir vermesi açısından, klasik Zihin Haritaları'ndan bir örnek paylaşıyoruz, İleri Düzey Zihin Haritaları için ise, iletişime geçmenizi öneririz.
PDF formatında sunumumuzu incelemek için buraya tıklayarak ilgili dosyayı indirebilirsiniz.
Etiketler:
fiyat politikası,
reklam,
tatil programı,
tony buzan,
toplantı,
verim,
verimlilik,
yapılacaklar listesi,
yaratıcılık,
zihin,
zihin haritalama,
zihin haritalama eğitimi,
zihin haritaları
7 Haziran 2011 Salı
Komik denecek kadar basit çözümler
"Bana çözümle gel"
3 yıl önceydi sanırım, çalıştığım şirkette bir hata yapmıştım ve birileri bundan faydalanarak şirketi çok zor bir duruma sokmuştu. Patronum da bana bu cümleyi kullanmıştı. Çünkü yapılabilecek ne varsa denemiştik kurtulmak için ve olmamıştı. Elimiz kolumuz bağlı.
Bir şekilde iç körlükten kurtulmalı ve yepyeni bir şekilde hem adımı hem şirketi temize çıkarmalıydım.
Amerikan kültüründe buna "kutu dışında düşünebilme" diyorlar, sorunları farklı ele almak, farklı çözüm yolları türetebilmek vs...
Ancak klasik metotlar izlenerek kutu dışında düşünemiyoruz.
Bu son olarak, Zihin Haritalama Eğitimi'mi inove ettiğimde başıma geldi.
Zaman kurgusunu kurmuştum, zamana karşı projeler için de uygulanabilmesi için. Ancak zordu, karmaşıktı. Daha basit yapmalıyım, daha basit yapmalıyım...
"Şu olmaz, bu olmaz, bu zor, bu daha önce kullanıldı olmadı,..." resmen bir kutuya girmiştim.
Ancak birden aklıma şu geldi: Zihin haritası yap Mustafa! Sonuçta bu eğitim de bu amaçla değil mi?
Kısa bir zihin haritası ile komik denecek kadar basit bir yol buldum.
Eğitimimin duyurusunu kısmen de olsa paylaştım bazı gruplarda ve birkaç kişiyle.
Dün itibariyle de bitirdik ve bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim.
2 gün süren eğitimimizde beyin ve bilgiyi istemli şekilde inceleme becerisinden, zihin haritasının sadece bir kaç pratik ile bile ne denli güçlendirici olabileğini gördük, çünkü aradaki bir haftada bilgiyi özümsemelerini sağladık.
İş ve kişisel gelişim çalışmalarında sıklıkla anılan SWOT'tan daha etkin şekilde yararlanmak ve bunu geliştirip kurguladım SWEET üzerine çalışma yaptık.
Özellikle bu benim için çok önemliydi, çünkü yaygın kabul görmüş bir bilgiyi, işleyerek daha da ileri bir pozisyona getiriyor ve başka kimsenin ele almadığı bir modüle sokuyorum. Açıkçası korku vardı içimde biraz, sadece SWOT'ta mı kalsam diyordum, ama içimdeki ses bunu paylaşmak istedi ve nitekim eğitimin en zevkli kısımlarından biri burası oldu.
Bitirdiğimde aldığım övgüleri paylaşmayacağım, ancak yüzlerindeki gülümseme, tebrik ve teşekkür, bana doğru yerde olduğumun işaretiydi.
Mustafa yerinde rahat duramadı ama. Daha faydalı olmak için eğitimin içeriğini koruyarak daha da gelişmiş bir model haline getirdi.
Eğitimle ilgili buradan bilgi alabilir, aklınıza takılanı sorabilirsiniz.
Sonraki eğitim tarihlerini kurgulamaya çalışıyorum. Sanırım 19 Haziranda Zihin Haritalama ve 26 Haziran'da da kendinize koçluk yapabilecek şekilde kullanabileceğiniz ileri modülünü işleyebileceğiz.
Yazının bir kopyasına ve diğer yazılarıma www.mustafa.mustep.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
3 yıl önceydi sanırım, çalıştığım şirkette bir hata yapmıştım ve birileri bundan faydalanarak şirketi çok zor bir duruma sokmuştu. Patronum da bana bu cümleyi kullanmıştı. Çünkü yapılabilecek ne varsa denemiştik kurtulmak için ve olmamıştı. Elimiz kolumuz bağlı.
Bir şekilde iç körlükten kurtulmalı ve yepyeni bir şekilde hem adımı hem şirketi temize çıkarmalıydım.
Amerikan kültüründe buna "kutu dışında düşünebilme" diyorlar, sorunları farklı ele almak, farklı çözüm yolları türetebilmek vs...
Ancak klasik metotlar izlenerek kutu dışında düşünemiyoruz.
Bu son olarak, Zihin Haritalama Eğitimi'mi inove ettiğimde başıma geldi.
Zaman kurgusunu kurmuştum, zamana karşı projeler için de uygulanabilmesi için. Ancak zordu, karmaşıktı. Daha basit yapmalıyım, daha basit yapmalıyım...
"Şu olmaz, bu olmaz, bu zor, bu daha önce kullanıldı olmadı,..." resmen bir kutuya girmiştim.
Ancak birden aklıma şu geldi: Zihin haritası yap Mustafa! Sonuçta bu eğitim de bu amaçla değil mi?
Kısa bir zihin haritası ile komik denecek kadar basit bir yol buldum.
Eğitimimin duyurusunu kısmen de olsa paylaştım bazı gruplarda ve birkaç kişiyle.
Dün itibariyle de bitirdik ve bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim.
2 gün süren eğitimimizde beyin ve bilgiyi istemli şekilde inceleme becerisinden, zihin haritasının sadece bir kaç pratik ile bile ne denli güçlendirici olabileğini gördük, çünkü aradaki bir haftada bilgiyi özümsemelerini sağladık.
İş ve kişisel gelişim çalışmalarında sıklıkla anılan SWOT'tan daha etkin şekilde yararlanmak ve bunu geliştirip kurguladım SWEET üzerine çalışma yaptık.
Özellikle bu benim için çok önemliydi, çünkü yaygın kabul görmüş bir bilgiyi, işleyerek daha da ileri bir pozisyona getiriyor ve başka kimsenin ele almadığı bir modüle sokuyorum. Açıkçası korku vardı içimde biraz, sadece SWOT'ta mı kalsam diyordum, ama içimdeki ses bunu paylaşmak istedi ve nitekim eğitimin en zevkli kısımlarından biri burası oldu.
Bitirdiğimde aldığım övgüleri paylaşmayacağım, ancak yüzlerindeki gülümseme, tebrik ve teşekkür, bana doğru yerde olduğumun işaretiydi.
Mustafa yerinde rahat duramadı ama. Daha faydalı olmak için eğitimin içeriğini koruyarak daha da gelişmiş bir model haline getirdi.
Eğitimle ilgili buradan bilgi alabilir, aklınıza takılanı sorabilirsiniz.
Sonraki eğitim tarihlerini kurgulamaya çalışıyorum. Sanırım 19 Haziranda Zihin Haritalama ve 26 Haziran'da da kendinize koçluk yapabilecek şekilde kullanabileceğiniz ileri modülünü işleyebileceğiz.
Yazının bir kopyasına ve diğer yazılarıma www.mustafa.mustep.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
5 Ağustos 2010 Perşembe
Giriş[ememiş]imcilik Üzerine

Dün bir dostumla beraberdim. Girişimcilik üzerine bazı çalışmaları vardı ve arzuladığı düzeyden de baya geride görüyordu kendisini.
Belki benim kuracağım gibi sosyal değil iktisadi bir girişim üzerineydi onun fikri, belki hizmet değil sinai bir üretim üzerineydi... Ama bir girişimcilik projesiydi.
Biraz dedikodu yaptık, biraz kendimizden konuştuk...
Ekibine geldi konu biraz da, ekibin motivasyonuna, projelerine, karşılaştıkları ve karşılaşabilecekleri sorunlara...
Açıkçası benim için de yararlı bir görüşme oldu, bilgi ve deneyimlerimi tazeledim.
Ama sık karşılaştığım soru ve sorunlardan olduğu için biraz değinmek istiyorum basit bir özetle:
Para kazanma zamanındaki bu arkadaşlar, bir yerde çalışmak değil, kendi işlerini yapmak istiyorlar. Bunun için çeşitli fikirleri (!) de var.
Ancak iş, yani girişim, belli bir fikir üzerine kurgulanan projenin, finanse edilerek döndürülmesi ve bundan nemalanma, faydalanma yoluyla gelir elde etmek diye özetlenirse, salt fikrin varlığı, tek başına cılız kalmıyor mu?
Projeleri yok. Çünkü yazmamışlar. Burada Alphan Manas'ın sıkça kullandığım bir öğüdü döküldü ağzımdan: "Sen fikrini yazacak kadar ona değer vermezsen, ben neden değer vereyim?"
Küçük bir koçluk sorgulaması yapıldığında, eksiğin motivasyon olduğu açığa çıkıyor. Ama zihin, ah zihin... anlam karmaşalarıyla bizi elinde tutmuyor mu?
İşleyen bir sürecin getirdiği haz ve heyecan olarak bakılabiliyor motivasyona, ama iş yapma güdüsüdür de aynı zamanda. Yani henüz sonuç yokken, bir süre de olmayacakken, hatta biz sorunlarla çevriliyken bile adım atabilmek değil midir motivasyon?
Neyin ne olduğunu karıştırabildiğimiz gibi, kısıtlı bakarak da birçok algımızı körleştirir ve ona göre hareketsiz kılarız kendimizi. Ki genellikle hareketsiz oluşumuzu da bilmeyiz, bir hareket halindeyizdir, ama kısır döngü; git, git, git, git, git, ... Aynı yere gel:)
Peki buradaki kısır döngü? Yoktan yere bir fikir doğmuş, bunun üzerine birileri birilerini ateşlemiş ve birleşmişler. Birşeyler yapmak için plan yapalım denmiş, ... Orada uzun bir es gelmiş. Ortada birşey olmadığı için de "yokluk" olan hale tekrar gelinmiş.
Halk dilindeki gaza gelmek ve motivasyon hissetmek arasındaki fark gibi, gaza gelerek işe başlamış, ama sonra da motivasyonumuz bittiği için bıraktığımızı dile getirmişizdir. Pekala neyle başlamıştık? Gazla mı, motivasyonla mı?
Biraz o, biraz bu derken, sıklıkla da kendisini sorguladık. Ekip arkadaşlarının motivasyonunun olmadığı için miydi fikirlerini hala projelendirememiş oluşları? Yoksa kendisinin lider olarak fikre gereken önemi göstermemesi miydi?
Ekip arkadaşlarımıza durumu mal etmek kadar, güdümüzün kaynağını da sorgulamamız gerekiyorken, acaba dedim, bu gaz-motivasyon karmaşasına bir daha mı değinsek...
Etiketler:
alphan manas,
fikir,
gaz,
girişim,
girişimcilik,
haz,
heyecan,
koçluk,
motivasyon,
proje,
zihin haritalama,
zihin haritalama eğitimi,
zihin haritaları,
zihinzihin
14 Temmuz 2010 Çarşamba
Şairimiz burada, neopastoral akımlarda, irrelevans diyarlarda yüzmüş... mü acaba:)
Bir süredir internet bağlantımdaki sorun nedeniyle yazamıyordum.
Ufak bir geri dönüş yapalım ve ilk olarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin Gönüllü Programı'nda dün katıldığım bir geliştirici eğitimden bahsetmek istiyorum.
Hmm, Ülke ve Kültürlerarası Öğrenme Eğitimi isimli bir eğitimdi ve non-formal sistematik üzerine olduğu için içeriğini anlatmak istemiyorum:) Katılmanızı öneririm ve dileyene maille bilgi ulaştırabilirim.
Şimdi eğitimden bahsetmeyeceğim, ancak eğitimden cebimde neyle çıktığımı açmak istiyorum biraz.
Eğitim sırasında bize bir soru sorulmuştu, ardından ise etkinlik yapıldı. Bir çok kişiye saçma gelen, mantığa uymayan, enteresan bir küçük etkinlik ve hemen bitiminde ise bir önceki sorgulamayla ilgili bir küçük çalışma yaptık.
Ben eğitimlere, gönüllüsü olduğum programda biraz daha aktif olmak için katılıyorum, ancak ayrıca non-formal eğitim deneyimimi artırmak için ekstra gözlem niyetimi de saklamıyorum.
Ve eğitimdeki bu düzeni, NLP'de de zihnin girdiği kolcaycı yollardan sapmak için yapılan trans hareketlerine, koçlukta uyguladığımız danışanın ezberlenmiş ifadelerini bozmak için rastgele film anlattırmalarına benzetmiştim.
Uygulamalarımızda kişi, bir konuyu anlatırken seri ve daha önce düşündüğü şeyleri ifade ederek anlatıyorsa, kendisinde oluşturduğu kalıplara giriyor diye düşünüyor ve o an aklından geçenleri kırmak için de rastgele birşey anlattırabiliyoruz, ki bu genelde saçma bir soru sormak ya da konuyu dağıtıcı herhangi başka bir şey:)
Ardından ise, konuya tekrar dönüp, bu kez kontrollü sorular ile ezberleneni değil, hissedileni ifadelendirmeye çalışıyoruz.
Bu, mesleki bir deneyim olduğu için, dünkü uygulamayı da buna benzetmiştim, hatta bize arada yaptırılan etkinlikte, birbirimize omuz çarptırma olayını da, maddi varlıklarımızı kabullendirme gibi bir anlama koymuştum.
Tüm eğitimin sonunda da eğitmenimiz Ferhat'a yanaştım ve bu böyle miydi diye bir teyit sorusu sordum:)
Sadece ekip oluşturmak için yapılan bir eylemmiş:) Alakası yokmuş bahsettiğim şeylerle, ancak benim yüklediğim anlamları paylaşınca çok hoşuna gitti ve bunu dikkate alacaklarını belirtti.
Aklıma da özellikle lisede edebiyat derslerinde yaptığımız yazı tanımlamaları gelmişti... Belki de okuduğumuz yazıların, şiirlerin yazanları, hiç de hocanın bize dayattığı şeyleri düşünmemişti. Oysa biz ne anlamlar yükledik, yüklemeye çalıştık, hatta yüklemeyi yapamadığımız zaman sınavlardan kaldık:)
Hmm, sanırım Tanrı'nın da sadece "ben varım" demesine ve insanlığın da "o zaman sana tapınalım" demesinin altında bu "anlam yüklemecilik" olsa gerek:)
Ufak bir geri dönüş yapalım ve ilk olarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin Gönüllü Programı'nda dün katıldığım bir geliştirici eğitimden bahsetmek istiyorum.
Hmm, Ülke ve Kültürlerarası Öğrenme Eğitimi isimli bir eğitimdi ve non-formal sistematik üzerine olduğu için içeriğini anlatmak istemiyorum:) Katılmanızı öneririm ve dileyene maille bilgi ulaştırabilirim.
Şimdi eğitimden bahsetmeyeceğim, ancak eğitimden cebimde neyle çıktığımı açmak istiyorum biraz.
Eğitim sırasında bize bir soru sorulmuştu, ardından ise etkinlik yapıldı. Bir çok kişiye saçma gelen, mantığa uymayan, enteresan bir küçük etkinlik ve hemen bitiminde ise bir önceki sorgulamayla ilgili bir küçük çalışma yaptık.
Ben eğitimlere, gönüllüsü olduğum programda biraz daha aktif olmak için katılıyorum, ancak ayrıca non-formal eğitim deneyimimi artırmak için ekstra gözlem niyetimi de saklamıyorum.
Ve eğitimdeki bu düzeni, NLP'de de zihnin girdiği kolcaycı yollardan sapmak için yapılan trans hareketlerine, koçlukta uyguladığımız danışanın ezberlenmiş ifadelerini bozmak için rastgele film anlattırmalarına benzetmiştim.
Uygulamalarımızda kişi, bir konuyu anlatırken seri ve daha önce düşündüğü şeyleri ifade ederek anlatıyorsa, kendisinde oluşturduğu kalıplara giriyor diye düşünüyor ve o an aklından geçenleri kırmak için de rastgele birşey anlattırabiliyoruz, ki bu genelde saçma bir soru sormak ya da konuyu dağıtıcı herhangi başka bir şey:)
Ardından ise, konuya tekrar dönüp, bu kez kontrollü sorular ile ezberleneni değil, hissedileni ifadelendirmeye çalışıyoruz.
Bu, mesleki bir deneyim olduğu için, dünkü uygulamayı da buna benzetmiştim, hatta bize arada yaptırılan etkinlikte, birbirimize omuz çarptırma olayını da, maddi varlıklarımızı kabullendirme gibi bir anlama koymuştum.
Tüm eğitimin sonunda da eğitmenimiz Ferhat'a yanaştım ve bu böyle miydi diye bir teyit sorusu sordum:)
Sadece ekip oluşturmak için yapılan bir eylemmiş:) Alakası yokmuş bahsettiğim şeylerle, ancak benim yüklediğim anlamları paylaşınca çok hoşuna gitti ve bunu dikkate alacaklarını belirtti.
Aklıma da özellikle lisede edebiyat derslerinde yaptığımız yazı tanımlamaları gelmişti... Belki de okuduğumuz yazıların, şiirlerin yazanları, hiç de hocanın bize dayattığı şeyleri düşünmemişti. Oysa biz ne anlamlar yükledik, yüklemeye çalıştık, hatta yüklemeyi yapamadığımız zaman sınavlardan kaldık:)
Hmm, sanırım Tanrı'nın da sadece "ben varım" demesine ve insanlığın da "o zaman sana tapınalım" demesinin altında bu "anlam yüklemecilik" olsa gerek:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


