inovasyonel düşünme becerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inovasyonel düşünme becerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2013 Pazar

Bir adım daha üretim

Üniversite dinleyicilerimden bir arkadaşın ricası üzerine bir yazı kaleme aldım ve o da web sitesinde yayınladı. http://www.aktifgirisimci.com/girisimcilik/bir-adim-daha-uretim linkinde yayınlanan yazımı buyurun.

Üretmek her şeyin anahtarı!

Mesela depresyonun en temele sebeplerinden birinin, üretmeme duygusu olduğunu biliyor muydunuz?

Kişi kendisini içinde bulunduğu ortama ait hissedemez, bu ve benzeri sebeplerle de üretemez!
Bireysel psikolojideki bu durum endüstriyel, örgütsel psikolojide de böyledir! Mobbing gibi vakalarda çalışanın veriminin düşmesindeki en temel sebeplerden birisi, yaptıklarının değer üreten bir sonuç getirmediğine dair inançtır.
Üretmek, ulusal 2023 hedeflerimiz içinde de var, değil mi?
500 milyar Dolar deniyor mesela ihracat hedefi için, bugün de iyi bir rakama sahibiz zaten. Nasıl peki?
Üretim mantığımız, dahilde işleme rejimi sayesinde bu rakamları yakaladık! Yani 10 Liralık bir ithalat yapıyoruz, ülkemizde işliyoruz, 11 Lira’ya satıyoruz; 11 Lira’lık ihracat yaptık, 11 Lira’lık üretimimiz var diyoruz. Sizce de öyle mi?
Üretim oranının bu kadar düşük miktarda ve/veya düşük kalitede olmasının temelinde eğitim sistemimiz yatıyor!
En bariz örneği yabancı dil eğitimlerinden alabiliriz; eğitimde ezbere zorlanıyoruz!
Almanca ortalamam çok iyiydi benim. Ama bir Alman’la karşılıklı 5 dakika konuşamam, çünkü ezberleyerek geçmiştim.
Benzer çok daha kötü şekilde üniversite sıralarında da geçiyor ve iş dünyasını birinci dereceden etkiliyor!
Yöneticisiniz dersek, otorite sizin için önemli! Peki ne yapacaksınız?
İşletme derslerinde, kamu yönetimi gibi derslerde otorite türlerini işlemişsinizdir muhtemelen: karizmatik otorite, demokratik otorite, geleneksel otorite.
Sizin pozisyonunuz hangisi? Demokratik misiniz, geleneksel misiniz? Karizmatik bir otorite misiniz yoksa? Diyelim öyle, diyelim değil, ne kazanacaksınız bu bilgi ile?
Yabancı adresleri örnek vermekten pek haz almıyorum, ama Hürriyet Gazetesi yazarlarından, eğitim konusunda iyi bulduğum isimlerden Özgür Bolat bir anısını paylaşmıştı. Harward Üniversitesi’nde okuduğu zamanlara ait bu anıyı özet geçiyorum.“Derslikte otorite kavramını inceleyecektik. Profesör sordu, bizce otorite nedir, bunu konuşmaya başladık. Sonra profesör dersliği terk etti. Bazılarımız hoca gitti diye sustu, bazılarımız hocanın yokluğunda sazı eline aldı ve tartışmayı sürükledi, bazılarımız dersin boşa çıktığı düşüncesiyle başka şeylerle ilgilenmeye başladı. Bazılarımız hocanın nereye gittiğini düşünmüştür herhalde. Biz ama tartışmaya devam ediyorduk. Sonra profesör tekrar salona döndü ve otoriteden ne anladığımızı sordu!”
Okunmamıştı, anlatılmamıştı, bizzat yaşanmıştı!

Maalesef gayet net hatırlıyorum; ilkokula giderken ben Çin fakirliğiyle biliniyordu ve bunu öğretmenime sorduğumda aşırı kalabalık olduğunu, o yüzden yönetilemediğini söylemişti. Ne olurdu da gelişebilirlerdi? Cevap hiç bir şey! Bugüne kadar yapamamışlar, bugün mü yapacaklardı!
Hindistan en fakir ülkelerdendi. Neden? Hem çok kalabalık hem sömürülmüş hem de berbat bir eğitim sistemi ile boş şeyler öğreniyorlarmış! Bir şey yapamazlar mıydı? Hayır, bugüne kadar yapamamışlar, bugün mü yapacaklar, bugün mü üretecekler? Dış güçler izin verir miydi? Vs…
Bugün o atıl kalabalıklar, iyi birer yazılımcı cennetine dönmedi mi Hindistan’da?
Ya Çin? Ucuz iş gücüne döndüler ve üretim cenneti olmadılar mı?
Gerçi birçok iş adamı tanıyorum, Çin’den ders almak yerine yaftalamayı tercih eden! “Ucuzluk bir yere kadar” diyorlar, Çin’in balon olduğu ve söneceğine dair!
Ama okullarda verilmeyen dersi tarih veriyor!
Katma değeri yüksek üretim bantlarına kaydı Çin, bizimkiler ne yaptı? Baktı, seyretti!
Yaftalamayı kesin, üretime başlayın!
Bunun için de inovasyona göz atabilirsiniz! Kimler, neleri geliştirmiş hele bir kulak kabartın!
Ama hadi inovasyon yapalım demekle de olmuyor, haklısınız! Zaten her KOBİ zirvesinde “inovasyon önemli” denmesinden öteye gidilmemesinin sebebi de buradaki eksiklik: inovasyona soyunmadan önce inovatif olmak gerek!
İnovatif olmak bir beceridir, yani üzerine çalışılarak geliştirilebilir!
İnovatif, inovasyonel düşünme becerileri geliştirmek için de ilgili çalıştaylara katılabilirsiniz, etkili seminerlere iştirak edebilirsiniz, bu yönde kitapları, makaleleri araştırabilirsiniz! İşinizde, kariyerinizde deneyebilirsiniz!
Ve ne yapıyor olursanız olun, hareketinizi, üretiminizi korumalısınız, beslemelisiniz!
Kültürümüz kervanı yolda düzüyor, değil mi?
O halde mükemmeli tasarlayıp beklemek yerine

bir adım daha, bir adım daha, bir adım daha…

19 Mayıs 2013 Pazar

Sizin 19 Mayısınızda Hangi Devrimler Var?

Şu sıralar sık sık "unutulduk" diye sitemkar mesajlar alıyorum.
Mayısın yarısında 3 aylık bir koşturmaca içindeydim.
Değerli arkadaşlarımı biraz ihmal ettim evet.
Blogumu da ihmal etmişim.
Kısa bir özet geçmek istedim.
3 Mayıs'ta Kütahya'daydım. Dumlupınar Üniversitesi'nin IEEE Kulübü olarak, hem evsahiplikleri hem de etkileyici katılımcılarına ne kadar teşekkür etsem azdır.
İnovasyonel Düşünme Becerileri üzerine konuştuk ve onların yüzleri gülüyor ama en çok ben eğlendim bu seminerden. Logomu garip şeylere benzettiler, hayatta bir çok kez "kazın ayağının öyle olmadığı" mesajını hem aldılar hem paylaştılar...


13 Mayıs'ta ise Eskişehir'deydim. Anadolu Üniversitesi Girişimcilik Kulübü evsahibimdi. Etkinliğin adı Girişimcilik Baharı olunca, girişimci koçu konuşturmazsan olmaz.
Konumuz yine inovasyonel düşünce becerileri idi. Gerçi arkadaşlar bana etkinlikten önceki gün Eskişehir'i adım adım gezdirirken hep psikoloji üzerine sorular sordular ama inovasyona yönelik düşünceleri süperdi.
Hatta seminerlerimin eski katılımcıları bilirler, ufak bir yarışma yapıyorum farklı düşünme modelinin faydasını gösteren.
Genelde yarışmanın skorları katılımcılarda maksimum 20-25 olurken, bu sefer ufak bir ekip 82 ile katılımcı rekoru kırdı. Gerçi yine 220 puan ile en yüksek yapan ben ve gönüllüm olsa da, bu 82lik ekibin bakış açısını ödüllendirmeden olmaz.
Seminerlerime katılmayanlar şu an neyden bahsettiğime dair pek de fikir sahibi değilsiniz, inşallah sizinle de paylaşımlarımız olur yakın zamanda.

Ufak bir şey; beni Dumlupınar'da konuşmaya davet eden genç arkadaşım, ODTÜ'deki konuşmamın katılımcısıymış. Gerçekten faydalandım dedi, arkadaşlarımın da sizi dinlemesini istiyorum demişti. Bununla yetinmedi, Anadolu Üniversitesi'ndeki konuşmama da katıldı.

Benim son konuşmalarımdan üçünü de gözleme imkanı buldu, değerlendirmesini istedim. ODTÜ en az 7, Kütahya 9, Anadolu en az 9 puan. Samimiyeti ve takibi için Şerif Muammer Sak, teşekkür ederim.

Eskişehir'de abim saydığım, girişimcilik eğitmenim Tuğberk Seçkin de dinleyiciler arasındaydı ve organizasyon sürpriz yapmış. Plaketimi Tuğberk sundu. Hem onun önünde konuşmak hem de anlamlı bir hediyeyi onun elinden almak süper bir duyguydu. Ayarlayan, Girişimcilik Kulübü başkanı Barış Kömür'e teşekkürler.

Peki birkaç konuşma mı vaktimi aldı?
Tabi ki hayır.
Y kuşağı üzerine çalışıyorum.
İş gücü devir oranını azaltan, böylece çalışanları sık değişen firmaların maliyetlerini düşüren bir hizmet geliştirdim.
Çalışan memnuniyetini artıran, bu sayede bir yan kazanım olarak da işveren markasını yücelten bir proje...
Çok az kaldı, yakında paylaşacağım sizinle.

Ve fırsat yaratmaktan bahsede bahsede, bu konuda çalışmak istedim. Yakında kriz yönetimi hakkındaki sığ çalışmalardan kurtulmanızı, risk yönetiminin de ötesine geçip, fırsat yönetimine bakabilmenizi sağlayan yayınlarım olacak.
Kısa ve hızlı rapor, umarım hoşunuza gitmiştir.

Bugün 19 Mayıs...
Bir devrin kapanması, yepyeni bir devrin açılmasının sembolü.
Sizin 19 Mayısınız nasıl olsun? Siz hayatınızda hangi devrimlere girişiyorsunuz?

1 Nisan 2013 Pazartesi

İnovasyona soyunmadan önce inovatif olmak gerek

Geçtiğimiz günlerde Kırklareli Üniversitesi'nin konuşmacısıydım.
Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu'nun evsahipliğinde 200 kadar öğrenciye İnovasyonel Düşünme Becerileri üzerine keyifli bir sohbet sundum.
Teknik konularla zaten okul hayatında haşır neşirler, ben ise olaya psikolojik ve sosyal açıdan yaklaştım. Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan, sıkıntılarımızı fırsata çevirmeye kadar farklı pencerelerde yürüdük.
Ev sahiplikleri ve içten tavırları, güzel soruları için hem katılımcılara hem de hocalara teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki sene daha büyük bir etkinlikte yine buluşacağız arkadaşlar.
Yakın zamanda ise Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde ve yine Ankara ODTÜ'de İnovasyonel Düşünme Becerileri üzerine konuşmacı olacağım.
Siz de kendi görevli olduğunuz STK veya öğrenci kulüplerinde 2 saatlik keyifli ve sıradışı bir sohbete evsahipliği yapmak istiyorsanız, benimle iletişime geçmeniz yeterli.

29 Temmuz 2012 Pazar

Einstein'a Doğru Bursa'da Bir Adım

Einstein'ın beyni, ölümünden sonra incelenmek üzere hala saklanıyor, biliyor muydunuz?
Daha körpecik çocukken okuduğum bir makalede, beyninin normal bir insandan kat be kat daha yoğun olduğu yazıyordu. Böylece beyin kapasitesi çok daha gelişmiş oluyordu ve bu bir yetenek sanılıyordu.
Oysa zaman içinde bilişsel psikolojinin itibar kazanmasıyla konuya bakış değişti; bunun bir yetenek değil, beceri olduğu çıktı ortaya, özetle, beyin kapasitemizi geliştirebiliyoruz.
Çünkü Albert Beyin yaptığı şey, bilgileri, anıları, olguları, formülleri, kavramları değişik açılardan ele almak ve farklı bağlar kurmak. Böylece yeni bilgiler de edinerek beyin kapasitesini daha da artırabilmişti.
Peki bu, sadece ilahi bir ekibin bildiği ilahi bir sır mı?
Tabi ki hayır.

Zihnin çalışma sistemini incelediğimiz zihin haritalama teknikleri ve bazı bilimler ve özellikle bizzat yürüttüğüm psikolojik deneylerle oluşturduğum konsepti eğitim halinde sunuyorum, İlham Işıması Eğitimi.
İnovasyonel Düşünme Becerileri mantığında geliştirdiğim bu eğitimi, talep üzerine yine Bursa'da sunma imkanım olacak.

Ayrıca hafıza becerilerinden, uzun makaleleri not edebilmeye ve aylar sonra bile kolayca hatırlayabilmeye imkan veren, özellikle beyan üzerine çalışan insanlar için (psikolog, koç, avukat, doktor, öğrenci, sekreter, stratejik danışman vb) geliştirdiğim Üzenginin Yolculuğu isimli eğitimi de yine sunacağım.

4-5 Ağustos için Gülseren Karabulut Hanım'la iletişime geçebilirsiniz.
532 418 25 16 ve gulkozgen@ttmail.com üzerinden
veya www.nasildahaiyiyaparim.com üzerinden bilgi alabilirsiniz.
www.mustep.blogspot.com üzerinden de bu konuyla ilgili daha önce yaptığım bazı blog paylaşımlarını okuyabilirsiniz.

15 Haziran 2012 Cuma

Perspektif Geliştirmek Ne Kazandırır Ki?

Farklı bakış açılarına esneyebilmek, ne kazandırır bizlere?
Dilersek işimizde dilersek evimizde, ilişkilerimizde yepyeni bakış açıları, çözümler de getirmez mi?
Belki aşamadığımız bir kişisel sorun, belki de bir inovasyon projesi... 
Uzatmayayım, yenilikçi düşünme becerileri ve zihnin çalışma yapısını modellediğim İLHAM IŞIMASI Eğitiminden bahsetmek istedim.
Haziran Ayındaki son eğitimim olacak :)
İlham, yenilikçilik, yaratıcılık, inovasyonel düşünme becerileri ilgi alanınızdaysa, buyurun ! :)

Herhangi bir kişisel gelişim eğitimi almamış olsanız da zihniniz çalışıyor değil mi?
Peki ya zihnin çalışma süreçlerini tanısanız, istemediğiniz zihinsel durumları hızlıca tespit edip, sorunlara hızla ÇÖZÜMLER YARATSANIZ...
Karşılaştığınız sıkıntıları FIRSATa çevirmek istiyorsanız,
Çalışanlarınızın uyum, performans ve vizyonlarını açmalarını bekliyorsanız,
Alışkanlıkları, psikolojik sorunları ÇÖZÜMe kavuşturmak istiyorsanız...
İlham Işıması eğitimine davet ediyorum sizi.

Temel olarak zihin haritalama teknikleri, geliştirilmiş besleyici uygulamalar, NLP, bol sorgu ve hayata dair bir çok konunun işlendiği ilham ışıması eğitimi, 24 Haziran'da Jüpiter Danışma çatısında olacağız.


Mutlu günler,
Mustafa Emin Palaz
P Bu mesajı yazdırmadan önce lütfen çevreyi düşününüz