devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2013 Pazar

Sizin 19 Mayısınızda Hangi Devrimler Var?

Şu sıralar sık sık "unutulduk" diye sitemkar mesajlar alıyorum.
Mayısın yarısında 3 aylık bir koşturmaca içindeydim.
Değerli arkadaşlarımı biraz ihmal ettim evet.
Blogumu da ihmal etmişim.
Kısa bir özet geçmek istedim.
3 Mayıs'ta Kütahya'daydım. Dumlupınar Üniversitesi'nin IEEE Kulübü olarak, hem evsahiplikleri hem de etkileyici katılımcılarına ne kadar teşekkür etsem azdır.
İnovasyonel Düşünme Becerileri üzerine konuştuk ve onların yüzleri gülüyor ama en çok ben eğlendim bu seminerden. Logomu garip şeylere benzettiler, hayatta bir çok kez "kazın ayağının öyle olmadığı" mesajını hem aldılar hem paylaştılar...


13 Mayıs'ta ise Eskişehir'deydim. Anadolu Üniversitesi Girişimcilik Kulübü evsahibimdi. Etkinliğin adı Girişimcilik Baharı olunca, girişimci koçu konuşturmazsan olmaz.
Konumuz yine inovasyonel düşünce becerileri idi. Gerçi arkadaşlar bana etkinlikten önceki gün Eskişehir'i adım adım gezdirirken hep psikoloji üzerine sorular sordular ama inovasyona yönelik düşünceleri süperdi.
Hatta seminerlerimin eski katılımcıları bilirler, ufak bir yarışma yapıyorum farklı düşünme modelinin faydasını gösteren.
Genelde yarışmanın skorları katılımcılarda maksimum 20-25 olurken, bu sefer ufak bir ekip 82 ile katılımcı rekoru kırdı. Gerçi yine 220 puan ile en yüksek yapan ben ve gönüllüm olsa da, bu 82lik ekibin bakış açısını ödüllendirmeden olmaz.
Seminerlerime katılmayanlar şu an neyden bahsettiğime dair pek de fikir sahibi değilsiniz, inşallah sizinle de paylaşımlarımız olur yakın zamanda.

Ufak bir şey; beni Dumlupınar'da konuşmaya davet eden genç arkadaşım, ODTÜ'deki konuşmamın katılımcısıymış. Gerçekten faydalandım dedi, arkadaşlarımın da sizi dinlemesini istiyorum demişti. Bununla yetinmedi, Anadolu Üniversitesi'ndeki konuşmama da katıldı.

Benim son konuşmalarımdan üçünü de gözleme imkanı buldu, değerlendirmesini istedim. ODTÜ en az 7, Kütahya 9, Anadolu en az 9 puan. Samimiyeti ve takibi için Şerif Muammer Sak, teşekkür ederim.

Eskişehir'de abim saydığım, girişimcilik eğitmenim Tuğberk Seçkin de dinleyiciler arasındaydı ve organizasyon sürpriz yapmış. Plaketimi Tuğberk sundu. Hem onun önünde konuşmak hem de anlamlı bir hediyeyi onun elinden almak süper bir duyguydu. Ayarlayan, Girişimcilik Kulübü başkanı Barış Kömür'e teşekkürler.

Peki birkaç konuşma mı vaktimi aldı?
Tabi ki hayır.
Y kuşağı üzerine çalışıyorum.
İş gücü devir oranını azaltan, böylece çalışanları sık değişen firmaların maliyetlerini düşüren bir hizmet geliştirdim.
Çalışan memnuniyetini artıran, bu sayede bir yan kazanım olarak da işveren markasını yücelten bir proje...
Çok az kaldı, yakında paylaşacağım sizinle.

Ve fırsat yaratmaktan bahsede bahsede, bu konuda çalışmak istedim. Yakında kriz yönetimi hakkındaki sığ çalışmalardan kurtulmanızı, risk yönetiminin de ötesine geçip, fırsat yönetimine bakabilmenizi sağlayan yayınlarım olacak.
Kısa ve hızlı rapor, umarım hoşunuza gitmiştir.

Bugün 19 Mayıs...
Bir devrin kapanması, yepyeni bir devrin açılmasının sembolü.
Sizin 19 Mayısınız nasıl olsun? Siz hayatınızda hangi devrimlere girişiyorsunuz?

23 Kasım 2012 Cuma

Sağlıkhane Uygulamalarını Biliyor Musunuz?

Hastane yönetmeliklerini az çok biliriz de sağlıkhane uygulamaları hakkında pek bilgimiz yok, neden? Öyle ki yazarken hastaneyi ve hastahaneyi bilgisayar doğru kabul etse bile, sağlıkhane kelimesinin altını kırmızıyla çizdi şimdi... Neden?
Çünkü sağlıkhane diye bir şey yok!

Birkaç kez tweet atmıştım ama hiç ses getirmedi, kamu refahı kanunlarla ne derece sağlanıyor, ceza sistemi yerine ödül ve teşvik sistemi getirilemez mi diye...
Süreç her ne olursa olsun, darbe getirmeden devrim yaratmak için bakışımızı değiştirmemiz gerekiyor.

Geçen gün görüştüğüm iş adamı Murat Şahin de sağlıkhane kavramından bahsetti. Kendisiyle TOYP'ta, Sıradışı 10 başarılı gencin ödüllendirildiği gecede zaten sıradan bir konu konuşacak değildik. 

"Hastanelerde sağlık nerede anılıyor ki" diye başladı ve isimlerdeki mesaja değindi, "sağlıkhanelere sahip olmamız gerek" dedi.

Ama güzel haber, vizyonlar hızlı bir şekilde güçleniyor, umarım yakında sorun çözen koltuktan inip mutluluğu artıran koltuğa oturabileceğim ben de...

Eski müdürlerimden biri, elime bir DVD tutuşturmuştu yıllar önce; Şeytan Marka Giyer (Devil wears Prada). "Buradaki gibi bir personel istiyorum" dediğinde gazı almıştım ve filmi belki 10 kez izlemiştim... Gerçekten de oradaki gibi evrim geçiren bir personel olmuştum ama bir detay daha girmişti hayatıma. Filmi izleyenler bilir; ultra çekici kızlar vardı. İzleye izleye ben de öyle kızlardan hoşlanmaya başlamıştım. Bir zamanlar işlettiğimiz yoga merkezinde güzel pilatesçiler olduğunda yarım nanosantimlik basenlerini fark eder olmuştum. Ama bir gün fark ettim ve sordum kendime; "ben kimim ki buna çirkin diyebiliyorum?!?!" Yaradılanı sev, yaradandan ötürü...
Gördüğümde güzeli görebilecek miyim? Yeni mottom bu oldu! Saçma da olsa bunu sürdürdüm ve hayat da daha güzel olmaya başlamıştı.

Birkaç gün önce de kız arkadaşım bir şeyler anlatıyordu. Konuya bakışı çok hoşuma gitti ve onu tebrik ettim. Cevabı; "Yiğit atın yanında duran ya huyundan ya suyundan" idi.
Bence bu onur duyulası bir latifeydi.

Sorunsuzluğu aramaktan sıyrılıp çözümcülüğe,
Hastalıksızlığı aramaktan vazgeçip sağlığa,
Olumsuzluğa girmekten azad olup olumluya odaklanma,
Ölümsüzlüğü araştırmaktan geçip ebediyete yürüme vakti.

*Dipnot: Google'da sağlıkhane diye aratınca biraz sonuç çıkıyor, bu sevindirici geldi. Bu ve benzeri bakışlar daha da yayılacak umarım.