girişimci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
girişimci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2012 Çarşamba

Networking Kart Alışverişi Değil, O Kağıt Parçasına Anlam Kazandırmaktır

Daha önce iş ağı geliştirmek ve bu konudaki 2 özgün örnek üzerine yazmıştım: http://mustep.blogspot.com/2012/06/sosyal-ag-is-ag-derken-baskanm.html linkinde.

Size bu yazıları yazdığımda bir gözlemciydim sadece. Sonrasındaki süreçte BNI Türkiye'nin yapılanmasında rol aldım ve dün Dedeman Gayrettepe'de iş dünyasından 253 kişinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirdik.
Hem BNI (Business Network International) nedir, işinize nasıl yardımcı olur gibi sorular cevaplandı hem de kart alışverişinden öteye giden networking imkanı sağlandı.
Dikkatimi çeken en temel şeylerden birisi, kurucu üyelerden de olduğum için ev sahibi ekipteydim neticede.
O yüzden sadece kendi networking ihtiyacımla ilgilenemedim, katılımcılara da bakmak durumundaydım. Verimli bir etkinlik olması için yalnız takılan birilerini görünce yanına gidip önce bir networking girişi, ardından da başkalarıyla da bunu yürütebilmesi için motivasyon yüklemeyle geçti zamanım.
Bu yönde gördüğüm eksik ve çözümleri yakında paylaşırım yine.
Konuya dönersem, gün sonu raporu çok iyiydi, hem ekip için hem şahsım adıma.
Yeni insanlarla tanıştım, bunlardan bazıları bizzat benimle çalışmak istedi, koçluk seansları talep edildi. Birkaç kişi, yayınlarında bana yer vermek, bir kişi genel müdürü olduğu akademide eğitim vermemi önerdi. Ama esas sevindiren ise, hastanelere özel projemden bahsetmiştim bir cümle ile. Bir katılımcı da bana büyük bir özel hastanemizin yöneticileriyle görüşme kapısı açtı.
Bu neyin sayesinde oldu?
İfade...
Networking toplantıları sadece kart değiş tokuşu değildir. Bilakis, o kağıt parçalarının değerli bir unsura dönüşmesine vesiledir. Kendinizi, işinizi, projenizi müşteri adaylarınıza, sektörünüzde veya dışarıdan diğer aktörlere tanıtma, ifade etme imkanınız oluyor.
Bunun kendinize faydası kadar başkasına da faydası dokunabiliyor.
Mesela dünkü misafirlerimizden birisi, sektörü dışından bir proje tasarlıyormuş, ek iş niteliğinde. Her şeyinin tam olduğuna inanarak konuşuyordu, ona ayaküstü girişimci koçluğu yaptım. Önce biraz yüzü düştü, o kadar hazır değilmiş. Ama yanımdan ayrıldığında yüzü gülüyordu, daha emin bir şekilde projesini revize etmeye karar vermişti.
Siz peki?
İstanbul'daysanız özellikle, lokallerden, iş adamları derneklerinden öte daha hareketli noktalarda da kendinizi gösteriyor musunuz?
Resmi büyütmek ve BNI Türkiye'nin kurucu üyelerini görmek için resme tıklayabilirsiniz.

7 Ekim 2010 Perşembe

Kim demiş ofis açmak pahalı diye?

Ekonomik psikolojiye baktığımda gördüğüm iki ana kalem var.
Sanayi endüstrisinde mekanikleşme artıyor ya da insandan uzaklaşma dersek daha doğru olur. Akıllı robotik sistemler artıyor, yapay zeka, otomasyon vs...
Hizmet endüstrisinde ise tersi yönde bir kutuplaşma söz konusu, daha da insancıl, daha bireysel, daha kompakt, daha basit, daha sade...
Bir maliye öğrencisi, bir hayat koçu, bir konsept geliştirici olarak sibernize üretim sistemleri konusunda çok kafa yormuyorum, ahkam kesmeyi uzmanlarımıza bırakıyorum.
Ancak hizmet sektöründe gelişmeleri takip ediyorum haliyle.
Deli saçması işler üzerine beni her hareketiyle kendine hayran bırakan Richard Branson'ın Türk versiyonunu dinledim geçen gün: Murat Şahin. Bazı hizmetlerin bireyselleşmesi üzerine übersüper iş fikri ile çok kişiye ilham olabilecek birisi. İzlenmesi, takip edilmesi gereken birisi ve mümkünse fırsat buldukça da dinlenmeli:) Çok keyifli bir anlatımı var.
Ancak Murat Bey zaten bilinen birisi. Ben ise yeni tanıştığım, zaten yeni kurulmuş bir girişimden bahsetmek istiyorum: Fors Plus.

İş fikirlerinin artık hızlandırılmış (!) dünyaya entegre zorunluluğuyla, aklımdaki iş fikirlerinden birini sorgulattım ve iki tatlı insanın icra ettiklerini gördüm: sanal ofis.
Muadilleri yok mu? Onlar da var, ama benim için bu insanlara ısındı ve tanışmanın haricinde bir de tanıtmak istedim.
Kaba bir özetle, işyerleri var, çok hoş, çok fonksiyonel, hoş da bir dizaynı var. "Kolları sıvayalım da iş yapalım" dedirten turuncuyu resmen hissediyorsunuz.
Peki onlar napıyorlar bu işyerini? İhtiyacınıza göre bölüp, sizin kullanımınıza açıyorlar. Özellikle freelance çalışanlar ile şık bir ofis kurmak isteyip maliyetinden çekinen girişimciler için birebir.
İş fikri olup geliştirmek isteyenler ve mevcut girişimini geliştirmek isteyenler için verdiğim hizmetlerde, burasıyla iş birliğine niyetliyim. Projemi hatırlamak için buraya tıklayabilirsiniz.
McDonald's'ta algıladığım kadarıyla yemeğe vakit harcamaktansa, kendine zaman ayır gibi bir mantık var en olumlu bakış açımla. Ancak buna kaçımız inanıyor? Ben inanmıyorum:)))
Oysa burada, girişim maliyetleri cebinde kalsın mantığını ve samimiyeti gözünüzle görebiliyorsunuz.
Reklam gibi oldu kabul ediyorum, ama aramızda anlaşma falan yok:)
Sevdim, takdir ettim, yararlanılması taraftarıyım, yazdım.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Son günlerden bir kaç deneyimim

Son günlerde enteresan geçirdim diyebilirim zamanımı.
Benim için çok değişik koçluk deneyimlerim oldu mesela. Ayrıca kendi üzerimde de çeşitli şeyler fark ettim artılı eksili.
Yaptığım en zorlu koçluk uygulamalarından birisiydi, pek anlaşamadığım kardeşimle olan. İletişimimizi geliştirmemiz gereken çok konu var önümüzde ve bir koç olarak egomu sık sık yönetmek durumunda kaldım. Çünkü söz konusu, bir abi-kardeş ilişkisine de sıklıkla değiniyordu. Başlangıç noktasının da, güzergahın da, sonucun da benimle ilgisi yoktu, ancak kan bağı, sıklıkla kendini gösterdi işte.
Bir başka deneyimim, ilk kez işletme koçluğu yaptım, daha doğrusu girişimci koçluğu. Son zamanlarda aklımd aolan bir konuydu ve yakında bununla ilgili bir çalışmam da olacak.
Taze girişimci iki ayrı kişiye, bir tür kariyer koçluğu yaptım şeklinde de ifade edebilirim. Zevkliydi ve ilgilenilirse önü açık geldi bana.
Bir başka deneyim ise, grup koçluğuydu. Daha önce sadece duyduğum birşeydi ve ilk tanışmamız, birebir uygulama şeklinde olmuştu. Açıkçası mükemmelliyetçiliğimden midir, çok da başarılı bulmadım bu noktada kendimi, ama siftahdı benim için ve çok şey öğrendim diyebilirim.
Bir başka deneyimim, artık MSN kadar, mesajlaşma yoluyla da koçluk konusunda ivme kazandığımdı. Sanırım yakında her türlü iletişim yoluyla koçluk konusunda deneyimleneceğim. Son deneyim, (deney diyorum, çünkü bir tür deneydi benim için), facebook üzerinden mesajlaşarak koçluk şeklindeydi. Enteresandı, ama baya başarılı sonuç verdi ve aynı anda iki ayrı kişiyle yaptım.
Daha başka şeyler de vardı, ama saat şu an 02:30 oldu ve yorulan zihnim artık yeterli bu kadar yazdığın dedi, duruyorum.
Yine de aklımda kardeşimle olan deneyimim var.
Aynı kandan olsak da, aynı çatıda yaşasak da, yakın zevklerimiz olsa da, akraba pencerelerden baksak da... o kadar çok görmediğim ve/veya görmezden geldiğim konu varmış ki...
Sanırım, her aile ferdi, koçluk veya benzeri uygulamalarla birbirlerini daha da yakından tanıma ve anlama imkanı bulabilirler...

9 Temmuz 2010 Cuma

Yaratıcılık Demişken...


İhsan Bey'den bahsetmiştim, tanıştığımızda beni etkileyen unsurlardan biri de yaratıcı olduğunu düşünmemdi.
Biraz kariyer geçmişini biliyordum, o da anlattığı kadar işte. Ancak gayet mütevazi birisi olduğu için burası da gayet kısıtlı bilgiyle doluydu.
Sonuçta iş fikri hakkında da tam bir bilgim yoktu, sadece yenilikçi bir yaklaşımı olduğunu biliyordum, o kadar ve bu inanç dahi üretim endüstrisiyle ilgili projem için ona başvurabileceğim hissini doğurmuştu bende.
Neyse efendim, benden değil, kendisinden bahsetmeliyim.
Çünkü kendisi, geçtiğimiz günlerde JCI (Juniour Chamber International-Uluslararası Genç Lider ve Girişimciler Derneği)'nin Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen CYEA adında, Yaratıcı Genç Girişimci Yarışması'nda üçüncü olmuştur.
Bugün kendisiyle randevum sırasında dahi sık sık telefonu çalmıştı tebrik aramalarından ötürü.
Özellikle küçük konuşması hoşuma gitti; "Ödül bir kişiye veriliyor. Ancak girişimcilik bir takım işi. Hiç kimse tek başına bir şey başaramaz. Ekonominin güçlenebilmesi için girişimcilere ihtiyaç var. Bunun için toplumda söylenen 'Başımıza yeni icat çıkarma', 'Eski köye yeni adet getirme' gibi yaratıcılığı engelleyen olumsuz telkinlerden kurtulmak gerekiyor. Öğretilmiş hayattan vazgeçin"
Hem JCI Türkiye ailesine, bu yarışmayı ülkemizde de görme şansı doğurdukları için teşekkür ediyorum hem de yarışmanın katılımcı ve galiplerini (1. Murat Şahin- Yenilikçi bir makam şoförlüğü sistemi,2. Aylin Çakır-Anneler için interaktif deneyim portalı, 3. İhsan Elgin-Cep'ten tarla kontrolü) tebrik ediyorum.
Konuyla ilgili bir haber okumak için buraya tıklayabilirsiniz.