üçüncügöz dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üçüncügöz dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2014 Pazartesi

Dergilerdeki Son Yazılarımdan

Geçenlerde bir yazı yazmıştım, neden bazı şeyler başımıza sık geliyor diye ve nasıl oluyor da bazı tipleri mıknatıs gibi çekiyoruz diye.
Hediyeli bir tweet atmıştım, konuyla ilgili fikirleri alabilmek için. Ancak ‘secret’ benzeri durumlardan öte fikir çıkmadı.
Gerçi yine bir fikir söz konusu, gözlemlerime dayanan bir çıkarsama; eğer neden bazı şeyler başımıza sık geliyor ya da bazı alakasız tipleri hayatımıza nasıl çekiyoruz merak ediyorsan; linke tıkla: http://yuvayayolculuk.com/iletisimde-ucgen-etkisi/

iletişimde-üçgen-etkisi
Bu vesileyle yayın hayatına yeni giren bir dergiyi de seninle paylaşıyorum. Yuvaya Yolculuk Dergisi konu sınırı olmayan gönüllü bir e-dergidir. Okumanı öneririm.
 
Yeni bir eski daha var, paylaşmayı unuttum. 3. Göz Dergisi ilk sayısını 2000’de çıkarmıştı sanırım, basılı bir dergi olarak. Kişisel gelişim konularında konsepti en geniş dergi olarak ilkti, tek bir konuda yoğunlaşmamıştı yani; indigo çocuklar, şifacılar, koçlar, terapistler, vs… Ama sürdürememişti yayıncılığını, 2014 sonlarında ise yeniden kalkmaya ve bu kez e-dergi olarak gönlümüze yolculuk etmeye niyetlendi. Bu eski derginin yeni sayısında da bir yazı paylaştım, linke tıklayarak okuyabilirsin: http://3gozdergisi.com/dergi/5/#10
 
Ayrıca hazır dergilerdeki yazılarımı paylaşıyorum; Aktivist Dergi'deki yayınlanmış son yazımı da paylaşayım, yenisi yolda. Zaten hergün bilinirliği hızla arttığı için bu dergiden şimdi çok bahsetmeyeceğim. Karar verebilme kabiliyeti üzerine merakın varsa linke tıklayarak onu da okuyabilirsin:http://aktivistdergi.com/7/#48

7 Şubat 2011 Pazartesi

Rapor veriyorum:)


Uzun bir süredir yazmadığımı fark ettim.
Aslında yazılası birçok şey vardı, ancak şunu da yazayım, bunu da yazayım derken, baktım ki 1,5 ay olmuş dokunmayalı. Tıpkı "pazartesi diyete başlıyorum" demek gibi, değil mi? Neyse ki erteleme davranışım an itibariyle sonlanmış oluyor.
Bu görüşmediğimiz sürede neler yaptım?
Liste uzun, zaten uzun olduğu için, çok koşturduğum için blog yazmayı ihmal ettim, ama hemen duyurayım: Mustep Gelişim Hizmetleri şeklinde yenilediğim web sitemi çökerttim kendi ellerimle, sonrasında da çeşitli bilişim akrobasileriyle tekrar kurdum, alınacak öğüt: yedek almalısınız:)
Hazır web sitemi yenilemiş ve kodları hatırlamışken, bari diğer sitelere de bir el atayım hızlıca dedim ve tüm sitelerde bir temizlik yaptım, bence hoş oldu ama yorucuydu. Alınacak öğüt neymiş; web sitesini sen yapabiliyor olsan bile, git yaptırt:)
www.nasildahaiyiyaparim.com ile bakabilirsiniz.
Başka? Birçok kişinin bildiği üzere Üçüncügöz Dergisi tekrar yayında:) Ben de Endüstriyel Yogiler ismiyle, iş hayatı ve huzur kavramları üzerine bir şeyler karalıyorum. Okuyanlar sevmişler çok sağolsunlar. İlgilenenler www.ucuncugoz.org üzerinden göz atabilir dergiye, ancak yazımı nette yayınlamadık:
Dergimiz İndigo Dergisi'nde ise korku üzerine yazı dizimi bitirdik ve önümüzde girişimcilik, yenilikçilik, kendine yetebilme gibi konular var. İndigo Dergisi'ndeki son yazım için http://www.indigodergisi.com/65/mustep.htm linkine tıklayabilirsiniz.
Girişimcilik üzerine, girişimcilik eğitimlerinde konuk uzman olarak bulunmaya ve girişimcilik yolculuklarında psikolojik desteklere yönelik konuşmalar vermeye başladım ki en heyecanlandığım konulardan birisi bu.
Koçluk eğitimlerinde asistan eğitmen olma yolunda bir davet aldım ve açıkçası çok soyut olan bu hizmette, böylesi bir geri bildirim, inanın çok onore etti.
Ha bu arada eğitim demişken, üzerine titrediğim kendi hazırladığım eğitimlerimin satışı da başlamış oldu. Şubat ayında beni şımartacak kadar büyük iki kuruma Yenilikçi Stres Yönetimi Eğitimi vereceğim.
Deneyimli abilerim, ablalarım için küçük, ancak hayallerim için büyük bir adım oldu, sevincimi buradan sizlerle paylaşayım istedim.
Detaylar zamanla:)
Sevgiyle kalınız:)))

30 Aralık 2010 Perşembe

İstihdamını beklemek mi?



Geçen akşam bir dostumla beraberdim. Kendisi bir bankanın orta düzey bir profesyoneli, bir derneğin yöneticisi ve sosyal damarları yüksek, sesi yumuşak, süper sempatik bir insan.
Onunla iş hayatı, sosyal projeler, eğitmenlik, istihdam ve girişimcilik üzerine konuştuk.
Birçok kişinin bildiği gibi istihdam değil girişimcilik hedefinde birisiyim ve kişinin istihdamını beklemesi (gönderilen CV'lere cevaplar ve/veya KPSS yolculuğu) taraftarı değilim.
Kişinin geçirdiği her gün bir girişimde bulunması ve hala gerektiğine inanıyorsa az ve öz iş başvuruları sürdürmesi vs...
Ancak dostum ise biraz daha farklı yaklaşımlar sundu.
Bankacılığın yarattığı yönetmelik ve tüzüklere uyma zorunluluğu, kişinin alışkanlık kabiliyetiyle de buluşunca, çok kolay bir şekilde pasifize edildiği ve hatta direk kendisini durduruğunu konuştuk.
iİş hayatında "doğrudur" diye "öğretilenler" ve bunları yönetmemiz,baskılayıcılığını kontrol edebilmemiz için bir yazı dizisi tasarladım.
Günümüzün genellikle en büyük bölümünü bloke eden iş hayatına dair Endüstriyel Yogiler yazımı, Üçüncügöz Dergisi'nin yeni sayısında okuyabileceksiniz.