vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2010 Perşembe

Kanyon düşmüş!


Dün akşam metrodan indim Levent durağında. Daha ilk adımlarımda birşeylerin farklı olduğunu hissetmiştim.
İndiğim noktadaki merdivenlerin nereye gittiğini, istikameti biliyordum. Ama yine de kontrol etmek istedim ve birşey eksikti. Neydi, çözemedim.
Sonra merdivenleri çıktım ve o sırada fark ettim, yön levhalarında Kanyon yazısı silinmiş.
Hani ben abartıyorumdur diye düşündüm, yapışkanlı bir yazıyı niye söksünler ki... Düşmüştür o.
Ardından baktım, sonraki levhalarda ise ya yine DÜŞMÜŞ o "KANYON" yazan yapışkanlı harfler ya da üzeri beyaz kağıtlarla örtülmüş.
Aklıma iki şey geldi;
Ya Kanyon, metro çıkışlarındaki yönerge levhalarında, adının bulunduğu yere cingıllı garip birşeyler yapacak, böyle yanar dönerli KANYON yazıları felan... Ve bu sebeple adının yazılı olduğu noktaların okunmasını engelledi...
Ya da Ulaşım AŞ (metroların ve diğer bilimum ulaşım araçlarımızın işletmecisi) "Kanyon kardeş, biz levhalarımızda senin adını yayınlıyoruz, e bize reklam vergisi vermeyi düşünmüyor musun?" demiş olabilir.
Hmm, şimdi düşündüm de, pek sevgili belediyemiz, "Yön levhalarında alışveriş merkezi gibi ticari kuruluşların adının anılması, bilinirliklerine fayda sağladığı için haksız rekabete neden oluyor, işbu sebeple yön levhalarından isimlerinin derhal kaldırılması" gibi bir karara varılmış olabilir.
Bu merakımı orada cevaplayacak kimseyi bulamadım.
Bir şekilde ulaşacağım ama Ulaşım AŞ'nin bu hareketinin sebebi neymiş diye.

9 Temmuz 2010 Cuma

Hepimizin Refahı İçin Yeni Bir Vergi:)


Bugün yanımda patlayan kornadan sonra fark ettim, sebebini anlamadığım bir şekilde ifrit oluyorum bu seslere.
Kendim çalmam pek, çalınmasından da hoşlanmıyorum. Oysa; park etmeye çalışan aracın yolu engellemesinden ötürü 15-20 saniye bekleyemeyecek taksi şoförü, saatin 02:00 gibi olmasına aldırmadan zart diye basabiliyorsa kornalara...
Her aklına esen, her aklına estiği ifade biçimi için, aklına estiği süre boyunca basabiliyorsa buna...
Yürürken yine hemen dibimde patlayan bir korna sesiyle sıçrayınca, düşünmeye başladım neler yapılabilir diye.
Meğer ne çok alternatif varmış:) Bunlardan iki tanesi hoşuma gitti, paylaşmak istedim.
İlki içeriye de ses gelmesi:) Klaksonların eş zamanlı olarak aracın içinde de hissedilir bir şekilde biçimlendirilmesi, böylece şoför, rahatsız olacağını bileceği için kısıtlı kullanacak bu zamazingoyu. Düşünürken gülümsedim:) Aklıma Çin Ordusu'nun gösterilerde çakı gibi gözükebilmek için yakalarına toplu iğne iliştirerek, bu sayede boyunlarını eğmesini engelleme çalışması gelmişti.
Ancak bunun pek de insancıl olmadığını düşündüm, anlık bir sinirle, yapıcılıktan uzak bir çözüm gibi geldi ve sonrasındaki fikrim doğdu:)
Korna Vergisi. Google'la gezinirken tıklamaların sayılabildiğini bildiğimize göre, araçlara monte edilecek bir zamazingo ile korna kullanım süreleri bir gürültü/refah endeks değeri ile ücretlendirilip, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne ilave edilemez mi?
Zamazingoları da araç muayenelerinde takarlar, ruhsatta gözükmelidir, falan filan.
Gayet eminiz ki klaksonlar olmadan da ihtiyacımız neyse giderebiliriz, madem kullanıyoruz, o zaman bunun bedelini de devletçi bir zihniyette ödeyelim.
Ne dersiniz, çok mu sert sizce:)
Bu arada görsel bakayım diye internette biraz araştırdım da, meğer ne çok müzdarip varmış. Ben bu konuyu bir ara tekrar ele alayım.