klakson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
klakson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2010 Pazar

Saygı Şeker Mi?


Dün yağmur yağıyordu ve İstanbul'da ulaşım çabasında bir birey olarak kilitlenendendim ben de...
Sonra baktım ki araç ilerlemiyor, indim ve başladım yürümeye.
Öyle seller yaratacak bir yağmur olmadığını fark ettim, sadece yağıyordu.
O sırada düşünüyordum, yağmurun nasıl bir gücü var da trafik kilitlenebiliyor diye.
Derken soru net olunca, cevap da çıktı karşıma.
Trafik bir noktada sıkışmış, çünkü ara yoldan gelip bir yöne sapmak isteyen bir araç, kendi yol hakkını kendisi almak istemiş ve şeridin orta yerinden burnunu sokmaya çalışmış.
Öyle ki; akan şeridi de dikine kesip, tıkamış.
Çalan kornaların ise bini bir para. Klakson konusundaki önerimi hatırlattı bu durum (siz de hatırlamak isterseniz tıklayın)
Ancak kornaların açamadığı bu yolda bariz bir saygı eksikliği vardı. Ne yolu kesen aracın sürücüsünün diğer sürücülere, ne de o yönde akan araçların sürücüsünden, hatalı sürücümüze...
Hatayı hatalarla protesto etmek gibi kısaca...
Acep dedim, saygı şeker mi de yağmuru yiyince eriyip gitti?

9 Temmuz 2010 Cuma

Hepimizin Refahı İçin Yeni Bir Vergi:)


Bugün yanımda patlayan kornadan sonra fark ettim, sebebini anlamadığım bir şekilde ifrit oluyorum bu seslere.
Kendim çalmam pek, çalınmasından da hoşlanmıyorum. Oysa; park etmeye çalışan aracın yolu engellemesinden ötürü 15-20 saniye bekleyemeyecek taksi şoförü, saatin 02:00 gibi olmasına aldırmadan zart diye basabiliyorsa kornalara...
Her aklına esen, her aklına estiği ifade biçimi için, aklına estiği süre boyunca basabiliyorsa buna...
Yürürken yine hemen dibimde patlayan bir korna sesiyle sıçrayınca, düşünmeye başladım neler yapılabilir diye.
Meğer ne çok alternatif varmış:) Bunlardan iki tanesi hoşuma gitti, paylaşmak istedim.
İlki içeriye de ses gelmesi:) Klaksonların eş zamanlı olarak aracın içinde de hissedilir bir şekilde biçimlendirilmesi, böylece şoför, rahatsız olacağını bileceği için kısıtlı kullanacak bu zamazingoyu. Düşünürken gülümsedim:) Aklıma Çin Ordusu'nun gösterilerde çakı gibi gözükebilmek için yakalarına toplu iğne iliştirerek, bu sayede boyunlarını eğmesini engelleme çalışması gelmişti.
Ancak bunun pek de insancıl olmadığını düşündüm, anlık bir sinirle, yapıcılıktan uzak bir çözüm gibi geldi ve sonrasındaki fikrim doğdu:)
Korna Vergisi. Google'la gezinirken tıklamaların sayılabildiğini bildiğimize göre, araçlara monte edilecek bir zamazingo ile korna kullanım süreleri bir gürültü/refah endeks değeri ile ücretlendirilip, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne ilave edilemez mi?
Zamazingoları da araç muayenelerinde takarlar, ruhsatta gözükmelidir, falan filan.
Gayet eminiz ki klaksonlar olmadan da ihtiyacımız neyse giderebiliriz, madem kullanıyoruz, o zaman bunun bedelini de devletçi bir zihniyette ödeyelim.
Ne dersiniz, çok mu sert sizce:)
Bu arada görsel bakayım diye internette biraz araştırdım da, meğer ne çok müzdarip varmış. Ben bu konuyu bir ara tekrar ele alayım.