sürdürülebilir başarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sürdürülebilir başarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Hamamböceği Sendromu



Hamamböcekleriyle aranız nasıl?
Benim nadir korkularımdan birisiydi. Mantığım bile devredışı kalırdı hamamböcekleriyle karşılaştığımda!
Sonra bizzat geliştirdiğim bazı tekniklerle (nöropsikoloji, bilişsel psikoloji ve koçluk faydalarıyla) bu korkuyu aştım.
Ve onları, hamamböceklerini gözlemeye başladım.
Beni sosyal medyadan takip edenler, böceklere merakımı bilirler.
Zaten bir de akrebim var, Yahya. Onu beslemek için de hamamböceklerim var.
Hamamböcekleri üzerine iş dünyasına yönelik birçok çıkarsamam var ya da onlardan ilham alarak…
Mesela beyinsiz oldukları düşünülür, oysa değiller; hatta risk kabiliyetleri yüksek.
Ayrıca simetrik tasarımları beni benden alıyor. En ufakları da, büyükleri de tasarım anlayışını baştan şekillendirebilecek güçte bence.
Bildiğim en temiz yaratıklar; sürekli temizliyorlar kendilerini.
Yumurtalarının başında veya çok yakınında duruyorlar
Ve daha bir sürü şey…
Hamamböcekleri hakkında yazabileceğim çok şey var, ama benim şimdi dokunmak istediğim konu hamamböceği sendromu!
Gerekliliklerini çok sorgulamışımdır, biliyorsunuzdur; atom bombasına bile dayanabiliyorlar. Nedir bu sürdürülebilirlik aşkı?
Peki sizin sürdürülebilirlik kaynaklarınız neler?
Her krize rağmen bir adım daha atabilmenizi sağlayacak elinizde ne kaynaklar var?
Ve süreç!
Sürece girmeden önce ufak bir şey paylaşayım.
Yahya için barındırdığım hamamböcekleri en son 3 taneydi. Bir gün evden çıkmadan yavrucuklarım ne yapıyor diye kutularını açtım ve aşağıdaki fotoğrafla karşılaştım, 1,5 tane kalmışlar.

Yani yemişler birbirlerini: yamyamlık!
İş süreçlerinizde eğer kaynak yaratmaz, sadece tüketirseniz, hamamböcekleri misali kendi paydaşlarınızı da yemeye ya da onlar tarafından yenilmeye başlarsınız.
O sebeple piyasanızdan tükettiğiniz kadar, piyasanıza ekmelisiniz de… Yeni pazarlar, yeni üretim faktörleri, yeni kaynaklar, hatta yeni rakipler…

26 Ağustos 2010 Perşembe

Kartlarla terapi mi?


Dün seminerimi vermek için Tuva Sanat'taydım, ama erken gittim. Çünkü yeni tanıştığım Nicolas Lecerf ile, bana kendi terapisini yapması için buluştuk. Biraz bundan bahsetmek istiyorum.
Öncelikle Nicolas hakkında kabaca bilgi vermek gerekirse; aslen Fransız olan, ancak Çin'de, Kanada'da, Avrupa'nın birçok noktasında önemli danışmanlıklar yapmış ve sürdürülebilir başarı üzerine uzmanlaşmış, 45 yaşında bir hoş insan.
Çalışmasının adı ise Tarot Terapi.
Eskiden tarot yorumlayan birisi olmama rağmen, ilk kez böyle bir yaklaşım gördüm diyebilirim.
Klasik beklentilerdeki gibi gelecek tahmini değil, dün nasıldı, bugünün nasıl ve hangi deneyimlerin, hangi sebeplere dayanıyordu... Bu gibi başlıklar üzerinde duruldu diyebilirim.
3 partilik çalışmanın ilk seansı benim için hem çok verimliydi hem de bazı kişisel sebeplerle çok onore ediciydi.
Özgüvenimi artırdım diyebilirim, biraz daha kendini tanıyorsun, bir güzel ağızdan duyarak.
Bundan sonraki aşamada, aklınızda herhangi bir soru varsa, onu sorabiliyorsunuz.
Benden önceki arkadaş mesela projesinin akıbetini sordu; sürecin gedikleri, problemleri ve olası çözümleri çıktı ortaya.
Arkadaş projesini düşünürken projelerle, işlerle ilgili bir karttı elindeki. Ben "o mu, bu mu" derken seçimlere vurgu yapan bir kart seçtim ve sonra diğer kartlarla bunları destekledim.
Hatta, yapılan işlem her seferinde desteden bir kart seçmek olsa dahi, çok spesifik bir sürecin tüm adımları sırasıyla dökülmüştü önümüze.
Aklınızdaki tüm soruları sorabiliyorsunuzdur sanırım bu aşamada, ama bana bir tanesi ve cevabı yetti.
En son bölümde ise, rastgele bir kart seçiliyor ve yorumlanıyor. Tavsiye adını veriyor Nico buraya. Burası da diğer bölümlere çok yakındı ve gayet verimliydi.
Hiç bilinmeyen birşey değildi Nicolas'ın bana söyledikleri, ancak zaten olay da burada sanırım. Önümde bulunan noktaları, hayır niyetli birisi, benim seçimlerimden yola çıkarak, bana göre tasnifleyip anlatıyor.
Terapilerle aram pek iyi değildir, ama bunu sevdim. Okuyup da görüşmek isterseniz, bilgi isterseniz diye mailini vereyim; nlecerf@gmail.com
Facebook'ta izlemek için tıklayın.
Kendisini Kalamış'ta Hariom Yoga'da, Taksim'de de Tuva Sanat'ta bulabilirsiniz.
Kendimizi affedebilmemiz dileğiyle...